YASAL KORUMA: Derneğimize ait web sitemiz sayfalarında yayımlanan trafik ve yol güvenliğine ait belge, bilgi,rapor ve yorumlar  5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 13,66 ve 83 maddelerine göre açıkça web sitemiz adı ile birlikte varsa yazarı ve araştırmacısı kaynak gösterilmeden tamamı veya bir kısmı görsel ve yazılı basında yayımlanamaz.Tazminat haklarımız saklıdır. Yazarların sorumluluğu kendilerine aittir. Kişi ve kurumlar isterlerse önceden tlf veya e-posta ile izin almak şartıyla web sitemize link bağlantısı yapabilirler.
TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİ MURACAAT VEYA DANIŞMA TELEFONLARI
Polis: 155, Jandarma: 156, İlk ve Acil yardım: 112, Karayolları: 159, Meteoroloji: 0312/302 25 31


.::. HOŞGELDİNİZ ***TRAFİK MEDENİYETTİR* DERNEĞİMİZ TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİNDE BİR AR-GE KURULUŞUDUR*** TRAFİK HUKUKU,TRAFİK EĞİTİMİ*YOL (MÜHENDİSLİK)* DENETİM* TRAFİKTE İLK VE ACİL YARDIM*İNSAN HAKLARI MAĞDURİYETLERİ*TRAFİK İSTATİSTİKLERİ***.::.
size=25
health insurance
Mesleki Yeterlilik Eğitim Merkezi
Marmara Nakliyeciler Terminali
Otomotiv Lastik Satıcıları Derneği
BAŞYAZI
ARAŞTIRMA VE İNCELEME

DERNEĞİMİZCE (KTYG)
KAMU BÜROKRASİSİ  VE ARAÇ SÜRÜCÜLERİNDE GÖRÜLEN
HATALAR VE EKSİKLİKLER

Türkiye de trafik ve yol güvenliği alanında  görülen hatalar ve eksiklikler maalesef objektif kriterlere  göre değildir. Devletin yıllık resmi istatistiklerinde % 99 araç sürücüleri mutlak kusurlu gösterilmektedir.Ancak işin asli öyle değildir. Bir tarafta devlet yani kamu otoritesi diğer tarafta araç sürücüleri vardır. Devlet kendi kurumlarına toz kondurmazken, tüm araç sürücülerini % 99 suçlu göstermesinin hiçbir inandırıcı ve bilimsel tarafı da yoktur. Taraflar bizim tespitimize göre % 50 şer   suçludurlar. Şimdi bunların  özetleri aşağıdadır.

I-DEVLET-YANİ KAMUNUN HATALARI VE EKSİKLİKLERİ

1-Trafik ve yol güvenliği alanında  ileri ülkelerde yolların yapımından, geliştirilmesinden, bakım ve onarımından  Ulaştırma Bakanlığı,üst yapının ağırlıklı olarak  hukuk eğitim,denetim,ilk ve acil yardım ve trafik istatistikleri dahil İÇİŞLERİ Bakanlığına aittir. İçişleri Bakanlığı isterse kısmen yerel yönetimlere,kırsalda görev yapan kolluk kuvvetlerine ve hatta STK lara yetkisinin bir kısmını verebilir denilmektedir. Sistem kendi içerisinde koordine ve disipline sokulmuşken,  Ancak Türkiye de 1983 yılında çıkan mevcut KARAYOLU TRAFİK KANUNUMUZ da tam 18 kuruluşa görev verilmiş ancak sorumluluk verilmemiştir. Böyle fantezi bir kanunda senede yaklaşık 10 bin kişi ölürken, hiçbir kamu kuruluşu sorumlu değildir.Bu durum ülke insanlarının heba edilmesinin bile bile seyir edilmesidir. İleri ülkeler de trafikte sıfır tolerans ve sıfır ölümler projeleri uygulamaya konulurken, Türkiye ağır, fantazi  ve çözümsüz bürokrasi ile mezarlıklara her yaştan insanı göndermektedir.Herkeste bunun çözümünü Emniyet Genel Müdürlüğüne sormaktadır.
BU' DA TAMAMEN YANLIŞTIR.

2-İlk öğretime  ve orta öğretime seçmeli ders olarak konulan trafik derslerinin MEB Talim ve Terbiye Kurullarından onaylı kitapları vardır.Ancak öğretmenleri yoktur.Yani 15,5 milyon öğrenciye trafik bilimini,hukukunu,kurallarını ve tekniklerini temelden öğretecek ders hocalarımızın yerine muzik,resim , beden eğitimi veya boş geçen derslerin hocaları girmektedir.
BURADA DEVLET KUSURU VARDIR.

3-Motorlu sürücü kurslarında teorik dersler ve test çözme tekniği ağırlıklı olup,uygulama çok yetersizdir.Halbuki sürücü adaylarına gece ve gündüz,şehir içi ve şehir dışı en az 50 km araç sürmeyi tam kuralları ile kavramış bir programın olması ve sınavında  böyle yapılması zorunludur.Test çözerek  alınan belgelerin sonucu yollar kan gölüne dönmektedir.MTSK nın illerde nüfus ve araç sayısı kriterlerine göre açılması ve böylece olaya tamamen ticari değil,can ve mal güvenliği açısından bakılması zorunludur.
BURADA DEVLET KUSURU VARDIR.

4-Trafikte her yaştan insanımız trafik kazalarında ölürken, devletin var olan gücü ile toplum yani kitleler arasında üçüncü sektör olan STK nın Türkiye de çok az sayıda olması  trafik bilincinin tabana yayılmasında en önemli kopukluktur.Gerek yıllık devlet bütçesinden veya yılda toplanan trafik cezalarından en azından % 3 nün illerde veya ulusal olarak kurulan TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİ derneklerine proje veya faaliyetlerine karşılık  ayrılmaması en BÜYÜK DÜŞÜNCE  VE MEVZUAT EKSİKLİĞİDİR.

5-Denetimden sorumlu olan Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı ile illerde Trafik Denetleme Müdürlüklerinde bu görevde bulunan memur ve amirlerin sürekli değişmeleri,kadro alarak tayinleri bilgi,tecrübe ve çözümler  bulmada en büyük kayıp olmaktadır.Halbuki trafik ve yol güvenliği tamamen kalıcı bilgilerle yeni çözümler üretebilmektedir.Görevini yapan trafik ekiplerinin de bazen  taciz veya tehdit edilmesi hala devleti kendilerinin babalarının çiftliği  gibi kullanma alışkanlığının devamıdır. 
BURADA DA DENETLEME SİSTEMİNDE YAPILANMA HATASI VARDIR.

6-Mevcut Trafik Kanunun 84.maddesinde asli kusur olarak manevralar dahi sayılırken,ALKOLLÜ ARAÇ  kullanan,HİÇ EHLİYETİ OLMADAN araç kullanan ve AŞIRI HIZ yaparak araç kullananların  yaklaşık % 75 i ölümcül trafik kazalarını yapıp,karşıdan gelenleri dahi öldürürken,  Trafik kanununda  ASLİ KUSUR KABUL EDİLMEMESİ  DEVLET KUSURUDUR.

7-Karayolları Trafik Kanunun 52. Maddesinde  her şartta araç sürücüsünün yolu ve hava şartlarını bilmesi ve görmesi peşin olarak kabul edilmiştir. Böyle olunca Karayolları tüm sorumluktan hukuken korunmakta ve araç sürücüleri vatandaşlarda % 99 suçlu olarak kabul edilmektedir. Yolların çökmesi, bariyerlerin olmaması,yol tehlike ve uyarı işaretlerinin yerinde ve zamanında olmaması ve hatta yol çizgilerinin olmaması,mıcırlı yolların trafiğe açılmasının sorumlusu vatandaş olamaz.
BURADA  DEVLET KUSURU VARDIR.

Ayrıca; bunun yanında henüz radyo frekansı üzerinden yol kullanıcılarına gittiği istikametin yol ve hava durumlarını uyarıcı yayını Türkiye de olmaması 22 milyona yaklaşan sürücü belgeli insanımızın hayatını tehlikeye atmaktadır. Karayolları Genel Müdürlüğünün hala bu atakları yapmaması ÇOK BÜYÜK EKSİKLİKTİR.

8-Mevcut ceza yasamıza göre trafikteki ölümlerde verilen  hürriyeti bağlayıcı cezaların  genellikle çok alt sınırda verilmesi ve onlarında asgari ücretten para cezalarına çevrilmesi binlerce aileyi vicdanen mağdur ederken, %100 benzer olaylarda dahi mahkemelerin farklı ceza uygulamaları vatandaşların devlete karşı düşünce isyanına veya küskünlüğüne sebebiyet vermektedir.
BURADADA MAĞDUR AİLELER DAHA ÇOK MAĞDUR EDİLMEKTEDİR.

9-Yerel yönetimlerin şehir içi planlamalarında sokak,cadde ve bulvarları mevcut araçlara dahi yetmeyecek şekilde dar tutmaları,en az 20 yıl geleceği düşünmemeleri, bu araç ve insan sayılarının artışlarına göre semt otoparklarını gerek yer üstü ve gerekse yer altı yapmayarak  yılda yaklaşık 100 kişinin otopark kavgasından ölmesi veya otoparkçılara mahkum etmeleri de BİR DEVLET KUSURUDUR.

10-Trafik zabıtasına trafiğin denetlenmesi konusunda yardımcı olmak için 40 yaş ve üniversite eğitimini almış ve en az 10 yıllık sürücü belgesine sahip vatandaşlar arasından gönüllük ilkesinden hareketle illerdeki araç sayılarının %02 si civarında Fahri Trafik Müfettişliği ihdas edilmiştir.Başvurusundan seçimine kadar çok ağır bir bürokrasiye mahkum edilen bu sistemde geliştirilmemiş,yerine oturtulmamış ve maalesef yürütme ile yargı arasında kesilen cezalar tartışma konusu olmuş ve giderek aktivitesini % 10 lara kadar düşürmüştür.Bu da ağır ve sürekli değişen bürokrasinin getirdiği çözümsüzlüklerdir.

Yukarıda saydığımız temel hatalar  ve eksiklikler vatandaşların tek başına yapacağı işlerden değildir.Bunların bir kısmı TBMM de Kanun değişiklikleri ,bir kısmı kanunların çok yetersiz uygulanması ,Siyasi partilerin olayları sıradan görmeleri ve  bir kısmı da bürokrasinin uygulamada çok yetersiz olmasından kaynaklanmaktadır.

II-ARAÇ SÜRÜCÜLERİNİN HATALARI VE EKSİKLİKLERİ

Yollarımızı kullanan araç sürücüleri gerek kent içerisinde ve gerekse kentler arasında çoğunlukla aşağıda saydığımız kuralsızlıkların bir kısmını veya çoğunu yapmakta  ve çokça da hem kendilerinin ve hem de karşıdan gelen araçların can ve mal güvenliklerini yok etmekte,yaralamakta,sakat bırakmakta ve trilyonluk maddi hasar ve binlerce saat zaman israfına sebep olmaktadırlar. İşte bunlardan bazıları  şöyle sıralanmaktadır.

1-Araç sürücülerimiz tüm uyarılara rağmen kanuni hız limitinin üzerine en az 20 km yi kafadan koyarak gitmektedir.Hızın getirdiği ölümlerde toplam ölümlerin içerisinde payı % 43 civarındadır.

2-Araç sürücülerimiz ve araç içerisinde oturanlar hala emniyet kemerini takmamaya ısrar etmektedirler.Emniyet kemerinin ölümleri önleme payı en az % 35 civarındadır.

3-Araç sürücülerimiz şehirlerarası yollarda hiç mola vermeden 12 saat tek şoförle varış noktalarına kavuşmayı kahramanlık zannetmekte ve öğünerek te çevresine anlatmaktadırlar.

4-Araç sürücüleri bilhassa yaz mevsimlerinde alkol alıp araç kullanmayı kahramanlık zannetmektedir.Kırsal kesimlerde  ve tatil yörelerinde sıkça görülen bu alışkanlık  çokça da  büyük bir şeref gibi anlatılmaktadır.

5-Araç sürücüleri yaz lastiği ile kışın karda ve buzda seyir yapmakta ve hala kış lastiğinin yaklaşık % 50 araç ve insan güvenliğini sağlamasını bilme kültüründen uzaktır.

6-Araç sürücülerimiz kent içi ve kent dışı yollarda kulağında cep telefonu ve sol şeridi de kullanarak gitmektedir.Cep telefonunun beyni konuşulan konuya göre %30 ile % 80 arasında bloke ettiğini bilmemektedir.Bununla  aynı zamanda çevresine hava atmaktadır.

7-Araç sürücülerinin çoğunlukla kent içi ve dışında son model arabada olsa dahi çöpünü,sigara izmaritini veya bira şişesini yola atmaktadır.Bunu da kendine hak olarak görmektedir.

8-Araç sürücüsü kent içerisinde ve şehirlerarası yollarda küçük çocuğunu ön koltuğa veya ön koltukta oturan annesi veya dedesinin kucağına koymakta ve  kendi çocuğunun veya torununun hayatını tehlikeye attığını bilememektedir.

9-Araç sürücüsü kent içerisinde veya şehirler arası yollarda geçici olarak park yapacak ise dahi arabasını sağa çekmemekte veya güvenlik şeridine girmemekte, 4 lü lambalarını yakmamakta ve bundan dolayı da arkadan çarpma sonucu birçok ölümlü kazalar olmaktadır.

10-Araç sürücüsü gerek kent içerisinde ve gerekse şehirlerarası yollarda bilhassa bayan şoförleri taciz etmek,yakın takip yapmak, korna çalmak veya sıkıştırmak gibi birçok ölümlü veya yaralanmalı kazaları tetiklemekte ve bu araç sürücülerinin kendi eşi,kızı veya annesi olabileceğini hiç düşünmemektedir.

11-Araç sürücülerinin  önemli bir kısmı  kent içerisinde dahi kırmızı ışıktan geçmekte ve kent içerisinde kırmızı ışıkta duran öndeki aracı taciz etmekte ve neden duruyorsun gibide el kol hareketi yapmaktadır.

İşte yukarıda saydığımız hatalarda bireylerin tüm trafik ve yol güvenliği kurallarını öğrendikleri ve araç sürebilir ehliyetini taşıyan sürücü belgesi sahibi olmalarına rağmen, kalıcı ve köklü bir trafik kültürü konusunda çok yetersiz kaldıkları ortaya çıkmaktadır.  Sürücülerin kendilerini yenilemedikleri,araştırma yapmadıkları ve bu konuda mevcut devlet veya  STK larından destek almayıp işi KADERE veya MAGANDALIĞA havale ettikleri  çokça görülmektedir. Buda sistemin  %50 eksiği ve hatasıdır.

SONUÇ OLARAK
Devletin güvenli çok şeritli yollar yapma,araç sürücü adaylarını en kaliteli şekilde eğitme,trafik hukukunu güncelleme ve etkin bir şekilde uygulama yolları  karadan ve havadan denetleme yapma yetkisi  paylaşılmaz bir haktır.Ayrıca hatalı sürücülere verilecek cezaların topluma örnek olması,ibret alınması ve kamu vicdanını rahatlatması da şarttır.

Araç sürücülerinin de devletin çerçevesini çizdiği bu alanı kullanırken çok dikkatli olması enaz hata yapması temel ilkedir. O halde her iki tarafta çok çaba sarf etmelidir.Ancak Türkiye bu alanda gerek yasa koyucu TBMM ,Siyasi partiler,kamu bürokrasisi ve gerekse araç sürücüleri olarak olayın tehlike ve insan kayıpları boyutunu henüz kavramadığından bu zayiatlarımız yılda  orta büyüklükte bir ilçe  nüfusu olarak devam edip gitmektedir.


İhsan MEMİŞ
Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği a.
Genel Başkan


International Road Federation
European Federation of Road Traffic Victims
London-UK
Karayolları Genel Müdürlüğü
Türkiye Şoförler Federasyonu
National association of women higways safety leaders
Association for safe international road trawel
European transport safety council