BAŞYAZI
İNSANIN YAŞAMA HAKKININ GÜVENCE ALTINA ALINMASI ,
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ SORUMLULUĞU
VE SÜRÜCÜLERİN EĞİTİMİNİN KALİTESİ
İhsan MEMİŞ-Abidin MEMİLİ
Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği (KTYG)
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. Maddesinde " ,insanın en temel ve birinci hakkı YAŞAMA HAKKIDIR. Bu haktan sonra diğer haklar gelir. Diğer haklar bu hakkın üzerine inşa edilir. Devletler insanın yaşama hakkını güvence altına almak ve tedbirler geliştirmek zorundadır." demektedir. Bu hakkı temel kabul eden devletlerin birçoğunda Anayasalarında bu hükümler konulmuştur. Bizim Anayasamızın 17.maddesinde de bu hakkın korunması mevcuttur.(1)
Türkiye 'de 16 milyon motorlu araç (2) , Almanya da 53 milyon ve Japonya da 90 milyon motorlu araç var iken, Türkiye de yıllık insan kaybı yaklaşık 8,500 kişi, Almanya da 6.826 ve Japonya da 9.575 dir. Konunun bu kadar vahim olduğunu hem görüp hem de irdelenmemesi ağır bir devlet kusurudur. Bu çerçevede konuyu inceleyecek olursak;
1-Trafik terörünün en aza inmesinde en önemli görev sürücülerin kaliteli bir şekilde eğitilmeleri ve yetiştirilmesidir. Bu kalite çoğu gelişmiş ülkelerde ana okulundan lise son sınıfa kadar bu konuda uzman eğiticiler ve öğreticiler tarafından gençlerin trafik ve yol güvenliği alanında hayata hazırlanmasıdır. Türkiye de ise yaklaşık 16 milyon ilk ve orta öğretim öğrencilerimizin seçmeli dersi olan trafik derslerinin bu konuda uzman öğretmen yetiştirmediğimizden il, ilçe, belde ve köy okullarında boş geçmesidir. Kent merkezlerinde çoğu kez de bu derse beden eğitimi, müzik ve resim öğretmenleri girmektedir.
2-Türkiye de 81 ilde 3360 Motorlu Sürücü Kursu (MTSK) olması, yani her semtte veya bir binada üç MTSK olması ve 250 TL ile belge verilmesi olayı, yaşama hakkımızı koruyan bir eğitim merkezi değil, yaşama hakkımızı elimizden alan bir ticari terör yuvası haline getirmektedir.
3-2011 yılı verilerine göre Türkiye de teorik sınavlarda başarı oranı % 66 iken, direksiyon test sınavlarında bu başarı % 86 olmuştur.Yollar kan gölü olduğuna göre imtihan komisyonlarının ne kadar ciddi imtihan yaptıkları,göz yumdukları veya hatırla böyle bir teröre yol açtıklarını görmek devletin nerede hata yaptığını da göstermektedir..
4-MTSK da hiç derslere katılmayarak sürücü belgesi almaya çalışan ve gayri meşru yolları kullanarak sürücü belgesi alanların fazlalığı da hepimizin can ve güvenliği açısından büyük bir tehdittir.
5-Direksiyon test sınavlarının yalnız gündüz ve azami 10 dakikada en fazla bir km düz yolda yapılarak belge verilmesi devletin gerçeklere bile bile sırtını dönerek hayatımızı tehlikeye atmasıdır. Bu belgeyi alanlarında hayatını tehlikeye atmaktadır.
Yukarıdaki temel yanlışların MEB tarafından 2918 Sayılı Kanun, Yönetmelik veya Makam oluru ile acilen düzeltilip hepimizin 24 saat yaşama hakkını tehdit eden bu eğitim ve sınav esaslarını AB standartlarına getirmesi kaçınılmazdır.
Bu bağlamda;
1-Türkiye de 81 ildeki nüfus ve motorlu araç sayıları dikkate alınarak toplamda var olacak MTSK nın sayısını iller bazında belirlemeli, kota koymalı, bankaların kuruluşları gibi teminat almalı ve mutlaka bu sayıyı % 50 indirerek naylon MTSK nın aşırı fiyat kırarak kalitesiz sürücü yetiştirmesi ve kaliteli olması için çaba sarf edenlerinde engellenmesi önlenilmelidir. MEB bu kotaları yönetmeliklerine koyarak ve her beş yılda bir artan nüfus ve araç sayısına göre de güncellemelidir.
2-MEB her kazada kusurlu olan sürücü belgesinin hangi il ve hangi MTSK dan aldığını tespit ederek bunlara ceza uygulamalı ve örneğin bir yılda 100 ceza puanını dolduran MTSK geçici kapatma ve para cezası vererek onların daha çok kaliteli sürücü yetiştirmeleri denetlenmelidir.Benzer olayların tekrarı halinde de MTSK tümden kapatılmalı,para cezası uygulanmalı ve bir daha sahiplerinin bir başka ad altında MTSK açması yasaklanmalıdır.Yani MEB önce insanın yaşama hakkını teminat altına almalıdır.Kapanan sürücü kursunun yerine sırada bekleyen müracaatlara göre işlem yapmalıdır.
3-MEB trafik sınavlarından adaylara 5 hak değil, 3 hak vererek daha çok ciddi çalışmaları teşvik edilmelidir. Ayrıca teorik sınavda başarı puanını 70 değil, mutlaka 80 puana çıkartmalıdır. Yada 4 yanlış bir doğruyu götürür metodu uygulanmalıdır. Diğer yönden imtihan üç ayrı bölümden değil, birleştirilerek 60 soru ve 60 dakika prensibinden hareketle yapılmalıdır. Salonların güvenliği mutlaka kameralar ile donatılarak adayların birbirlerinin yerine girmesi veya kopya çekmesi önlenilmelidir.(3)
4-MEB, Motorlu Sürücü Kurslarındaki verilen eğitim ve aynı zamanda adaylar üzerinden de denetim mekanizmasını sağlamak için teorik ve uygulamalı direksiyon sınav ücretlerinin serbest doktor, avukat ve serbest mali muşavirler de olduğu gibi FİYAT ALT VE ÜST LİMİTLERİNİ belirlemeli ve kendi web sitesinden ilan ettiği gibi ,tüm MTSK na bu fiat listesini astırmalıdır.Sınav ücretlerini de ayrıca belirtmelidir.Böylece naylon MTSK nın aday çekmek için aşırı fiyat kırması ve böylece can ve mal güvenliği yerine ticari kazanç için ölümleri teşvik etmesi önlenilmelidir.
5-Direksiyon test sürüşü sınav komisyonlarının 10 yıllık sürücü belgesine sahip,aktif araç kullanan, trafik ve yol güvenliği alanında eğitim almış,yüksek okul mezunu eğitimci,makine mühendisi,trafik mühendisi kamu sektörü veya özel sektörden veya STK dan teşkil edecek profesyonel bir ekiple haftanın 7 günü randevu sistemi ile ihtiyaca göre bir veya birkaç ekip tarafından dönüşümlü yapılması, başarısız olanlara iki hak daha verilmesi ve bunlara en fazla bir ay içerisinde randevu verilerek daha çok imtihanlara odaklanmaları sağlanılmalıdır.
6-Adayların direksiyon eğitim pistlerinin uzunluğu en az iki km olmalı, ranpa iniş ve çıkışları, virajlar, gece sürüşü, ıslak zeminde araç kullanma gibi eğitimleri de kapsamalıdır. Burada başarılı olanların imtihan komisyonunca adayların test sürüşünde 45 dakika ve 45 km (zaman ve mesafe) uygulanmalı, şehir içinde akan trafikte, şehirlerarası yollarda ve var ise otobanda araç kullanması gibi uygulamalar yapılarak sürücü kalitesinin üst seviyelere çıkartılması sağlanılmalıdır.
7-Sınav araçlarının mutlaka çift taraflı kameralı olması, sürücü hatalarının daha sonra gerektiğinde adaya gösterilmesi,ayrıca sınavların tarafsız ve ciddi yapılmasının ve daha sonra denetlenmesi açısından önem taşımaktadır.
SONUÇ
Devletin yasalar çerçevesinde görev verdiği MEB trafik ve yol güvenliğinde daha titiz ve sorumlu davranmalı, hızlı ve etkin çözümlerle EĞİTİMİN önemini ortaya çıkartarak yaşama hakkından asla taviz vermemelidir. Aksi halde insanın en temel hakkı olan YAŞAMA HAKKI ticari amaçlar uğruna feda edilirki bu da AĞIR DEVLET KUSURU demektir. MEB bu kusuru hem hukuki ve hem de insani bakımından taşıyamaz. Kimseye de izah edemez…!
KAYNAKLAR
(1)ÜNAL Şeref: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ankara,1995,S 103,İnsan Hakları, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, Ankara,2006,S 49
(2)www.trafik.gov.tr/istatistikler,2012
(3)Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği RG.03.02.1987 Sayı:19361,Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, Özel Motorlu Sürücü Kurslarındaki Uygulamalar ile Sınav Kurulları ve Sınav Esasları,02.03.2011 tarih ve 1521 Sayılı Makam Oluru , Ankara,2011
ÖNEMLİ NOT: Kaynak gösterilmek ve aslına uygun olmak şartıyla yazılı ve görsel medya veya gerçek şahıslar tamamen ve kısmen kullanabilir.